Zeka takıntısını anlamakta güçlük çekmekteyim. Neden insanlar zeki olmaları gerektiğini düşünürler? Neden ben daha zekiyim veya daha zeki olmalıyım peşinde sürüklenip de midelerini kramp manyağı yaparlar?
Aslında dost muhabbetinde gereksizdir, çünkü iki ihtimal vardır zati. Ya dostunuz sizin kapasitenizin farkındadır ve olay geyiğe dönüşür zararsızından, ya da ufak tefek kalp kırıklıkları ve özürler ile hallolur tüm kul hakları
Ama asıl problem yeni ortamlardadır. Sıçarsın kendini ispat edemezesen. Sanki karşındakiler ulu has haciblerdir, yıllardır senle götünü silmişgillerden. Sanki onlar mükemmeldir sense " bir bok değil" hikayesi. Öylesine kasarsın ki kabullenilmek için gerçekten yorulabilecek her yerin yorulur.
Değer mi ?
ya bi siktirin gidin :)
30 Temmuz 2010
28 Temmuz 2010
yeni hayat
Bir düşünsene kendince, kısır ötesi hayal insanı bile olsan, bir kaç anti-depresan hayal iyi gelir. Örneğin bir iş tutsan kendine, şöyle 657 sinden takım elbiseli, 3 maymun olsan and the oscar goes to your ass olsa. Sabah kalksan, kalan dişlerini fırçalasan ve taksitleri hiç bitmeyecek kredilerle aldığın külüstür arabana binip John Lee Hooker dinleyerek işine gitsen. Hiç bir iş arkadaşınla samimi olmasan, kendini tanıtmasan, yaptıkları ve yapabiliriteleri olan hiç bir toplumsal aktiviteye katılmasan. Bazı günler bir Kavaklıdere alsan, gecenin sürprizini yapsan. Cumartesi ve pazarın olsa en kutsalından, havra ya da kilise olmadan. Kutsal cumartesinde yaptırdığınız lahmacundan annene de bırakıp gelsen, pazar pikniğe gidebilsen sarman kedinizi de alıp. Bir gün sadece ikamet etmediğin, huzur da bulabildiğin bir evin olsa, tüm komşulara kapalı ama tüm dostlara açık. Belki bir gün eski çocukları yakalasan, şu mazide kalmış rock parçaları yeniden çalsan, stüdyoda terlesen, ilk kez birinci el bir elektro gitarın olsa, otursan adam gibi sadece müzik yapmak için çalışsan. Belki kimbilir sahneye bir kez daha hatta bir kaç kez daha çıkabilsen, insanlarla birlikte "güneşimden kaç" diye bağırabilsen, bateristle birlikte yeniden yeniden başlayıp yeniden yeniden bitirebilsen. Bir kez daha hatta bir kaç kez daha gülümseyebilsen, o anlarda hep zamanı durdurabilip yaşlanmasan, yaşlarının alıp götürdüklerini ondan çalıp kaçsan, nasıl olsa seni bulabileceği bir hüzün anına kadar ondan saklasan.
Bir yağmur olsa, sadece hafifçe yağsa, serinlik çökse bedenine, ıslansan saklanacak bir yer aramayacak kadar.
Güzel olurdu...
Bir yağmur olsa, sadece hafifçe yağsa, serinlik çökse bedenine, ıslansan saklanacak bir yer aramayacak kadar.
Güzel olurdu...
11 Temmuz 2010
hiç durmadı zaman
6 aydan fazla oldu. Yanı başımda duran bilgisayar bin ışık yılı uzakta idi sanki şarkıda olduğu gibi. Ne değişti diye düşünmeden edemiyor insan. 2 gün sonra 6 yıldır yaşadığım bu kentten ayrılıyorum. Bir daha da gel(e)mem herhalde. İşimden istifa ettim. Saçlarımı kestirdim. Kpss denen saçma sınava hazırlandım. Sigarayı bıraktım. Bir ara kitaplara verdim kendimi. Sigaraya başladım.
Farkettim ki insan kendini öyle kolay çıkaramıyor çemberinden. Kısır döngüler içinde dönüyor özgür olmadığı sürece. Kusmuk dünyanın içindeki az çiğnenmiş leblebisel bir vatan toprağında dünyaya gelmişlik döngünün yörüngesini belirledi. Ya başkaları için yaşayacaksın ya da başkalarının yaşamına imrenerek.
Kendi felsefeni unuttukça rahat edeceksin. Kırmızı çizgilerinin üzerine asfaltlar dökülecek başkaları yaşadıkça. Her yeni gün yeni gündemlerle üzerine gelecekler. Tüm kutsallarına dil uzatıp dalga geçecekler. Midene kramplar, başına ağrılar girerek çekeceksin bu rezaleti.
"Cesaret babından ikmale kaldım"
Yeni başlangıçlar adına eskiyi silip gitmek gerek. Tam anlamıyla silmek. Tek bir harfi, tek bir silüeti kalmadan. En acısı, aynı frekansı asla yakalayamayacağım bir güruh ile zehir ettim bunca zamanı.
Yeni Başlangıçlara...
Farkettim ki insan kendini öyle kolay çıkaramıyor çemberinden. Kısır döngüler içinde dönüyor özgür olmadığı sürece. Kusmuk dünyanın içindeki az çiğnenmiş leblebisel bir vatan toprağında dünyaya gelmişlik döngünün yörüngesini belirledi. Ya başkaları için yaşayacaksın ya da başkalarının yaşamına imrenerek.
Kendi felsefeni unuttukça rahat edeceksin. Kırmızı çizgilerinin üzerine asfaltlar dökülecek başkaları yaşadıkça. Her yeni gün yeni gündemlerle üzerine gelecekler. Tüm kutsallarına dil uzatıp dalga geçecekler. Midene kramplar, başına ağrılar girerek çekeceksin bu rezaleti.
"Cesaret babından ikmale kaldım"
Yeni başlangıçlar adına eskiyi silip gitmek gerek. Tam anlamıyla silmek. Tek bir harfi, tek bir silüeti kalmadan. En acısı, aynı frekansı asla yakalayamayacağım bir güruh ile zehir ettim bunca zamanı.
Yeni Başlangıçlara...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)