18 Mart 2012

en azından hayal kuruyor olabilmek

Eylül ayına daha çok var. Ama şimdiden hayaller kuruyorum başka bir şehirde, sevdiğim kadının yanında olabilmeye dair. Özellikle de kışı 7 ay süren bu şehirden gitmek istiyorum. Her ne kadar bazı dostlar edinmişsek de ki buraya gelirken kimseyle muhatap olmayacaktım sözde. Bazen öğrencilerimin sorduğu "hocam seneye buradasınız, değil mi?" sorusu beni üzse de, evime dönmek istiyorum. Evime dönmek ve bir düzen kurmak. Belki çocuk sahibi olmak.
Ekim gibi alınan kasım gibi yakılmaya başlanan 20 ton kömürün (sadece geceleri yakılmasına rağmen) mart başında bitmiş olması, 4 ton daha kömür alınacak olması beni çok kızdırıyor. 75 lira da odun için verecekmişim. Yani kısacası 2100 TL yakıt ve 350 TL kaloriferci parasıyla en çok para harcamama rağmen en az ısındığım yıl oldu. Kaloriferciyi öldürmek istiyorum. Önce fizyolojik ihtiyaçlar geldiğinden bir şeyler üretmeye, bir şeyler yapmaya ne gücüm ne de konsantrasyonum kalıyor dolayısıyla. Hayal kurmak konusunda zaten iyi değildim ama bu koşullar daha da azalmasına neden oldu. Ama yine de en azından hayal kurabiliyorum. Üşürken sıcak bir yerin hayalini. Yalnızken sevgilimin hayalini. Gördüğüm her sokak hayvanında evdeki kedilerimin hayalini. Taksitler öderken borcumun bir gün biteceğinin hayalini. Kısacası yine sayılı günlerin bitmesini istiyorum. Ömrün tamamının sayılı gün olması ise ironinin daniskası yine. Beni seviyorum, seni seviyorum, onu, bizi, sizi ve onları da...

1 yorum: